Kervan yürüyor... Emaneti devralmaya hazır mısın?
مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ (الأحزاب 23)
Şehid Ahmet 1988-89 yıllarında Bağlar'da kalıyordu. O zaman İslami gençliğin henüz olmadığı, 80 ihtilalinden sonra bazı insanların İslami endişe duyarak ortaya çıkmaya başladığı bir dönemdi ve şehidde o dönemin gençlerindendi.Camilerin piri dediğimiz Muhammed Sudan Ağabey, Ahmetler karışmasın diye ona o zamanlarda 'Şehid Ahmet' unvanını vermişti. Şehid Ahmet, karakter olarak tebliğ ve ilme düşkün bir yapıya sahipti. Bazı zamanlar evlere misafir olur geç saatlere kadar muhabbet eder ve o gece orada uyurduk. Biz şehidin de uyuduğunu zannederdik ama bizi sabah namazına uyandırdığında belki bir rafın bütün kitaplarını toplayarak araştırmalar yaptığını görürdük. Kendini o kadar hızlı ve iyi geliştirmişti ki İslam dışı fikirlere sahip insanlar onunla baş edemiyordu.22 Kasım 1993'te mürted örgüt PKK tarafından şehid edildi. Allah şehadetini mübarek eylesin.
İslam davası için gecesini gündüzüne katan Şehit Aytaç Baran'ın yumuşak huyluluğu ve güler yüzlülüğü sayesinde etrafında gençler eksik olmaz, kimseyi incitmezdi. Mütebessim çehresiyle karşısındakilerin kalbini adeta fethederek İslam'ı onların kalbine nakşetmişti. Çocuklarla çocuk, gençlerle genç, ihtiyarlarla ihtiyar olabilen Şehit Aytaç Baran, herkesle özel bir şekilde ilgilenirdi. Çocuklara bile "ağabey" diye hitap eden, oyunlarına eşlik eden Şehit Aytaç Baran, "Biz bu çocuklarla ilgilenmezsek, şefkat ve merhamet göstermezsek, onlara İslam ve Kur'an ahlakını öğretmezsek bu çocuklar yarın kötü yollara düşüp İslam düşmanlarının kucağına düşerler." derdi. PKK tarafından defalarca tehdit edilmesine rağmen onun mücadele azmi İslam düşmanlarını hayretler içerisinde bırakıyordu. Bu mücadele azmine daha fazla tahammül edemeyen Marksist-leninist örgütün tetikçileri 9 Haziran günü ona suikast düzenleyecek ve onu şehid edeceklerdi. Allahu teala şehadetini mübarek eylesin.
"Açılıp kapanan gözleriniz olduğu halde eğer bu aziz İslam davasında kırılmalar meydana gelir ve düşmanın darbeleri karşısında –Allah göstermesin– güçsüzleşirse, Allah katında kendimizi müdafaa edecek bir mazeretimiz olmayacaktır."
... Devamını Oku
1950’li yılların başında Şırnak’ın Cizre ilçesinde, ilim ehli bir ailede dünyaya geldi. Babası Şeyh Muhammed’in rahle-i tedrisinden geçerek güçlü bir İslami eğitim aldı. Bölgenin en sancılı dönemlerinde, Cizre’de hem bir alim hem de toplumsal bir kanaat önderi olarak görev yaptı. Sadece camide değil, hayatın her alanında halkla iç içe olması; gençleri zararlı ideolojilerden ve şiddetten uzak tutmaya çalışmasıyla tanındı. Dönemin baskıcı atmosferine ve bölgedeki illegal yapılanmaların tehditlerine karşı sarsılmaz imanıyla göğüs gerdi. İlim meclislerini hiçbir zaman kapatmadı ve halkın manevi sığınağı olmaya devam etti. Vakur duruşu, hitabeti ve cesaretiyle sadece Cizre’de değil, tüm bölgede büyük bir saygınlık kazandı.
"Rabbim! Eğer benim kanım bu dinin aziz olması için gerekliyse, benim kanımı akıt; yeter ki dinin aziz olsun."
... Devamını Oku
17 Temmuz 1958’de Bitlis’in Güroymak (Kolongo) köyünde doğdu. İslam alimi Sadreddin Yüksel’in oğludur. Çocukluğu ve gençliği, İstanbul'un İslami mücadelesinin kalbi sayılan Fatih semtinde geçti. 1970’li yılların karışık siyasi ortamında, "Fatih Akıncıları"nın kurucusu ve lideri oldu. Sadece siyasi bir figür değil; mahalledeki yoksullara yardım eden, hastalar için ilaç temin eden ve gençleri zararlı alışkanlıklardan koruyup İslami bir şuurla yetiştirmeyi amaçlayan bir toplum önderiydi. Döneminde adaletsizliğe, emperyalizme ve zulme karşı ödünsüz tavrıyla tanındı. Genç yaşına rağmen hem entelektüel derinliği hem de aksiyoner yapısıyla Türkiye'deki İslami hareketin en önemli sembollerinden biri haline geldi.
1865 yılında Erzurum’un Hınıs ilçesinde doğdu. Nakşibendi ekolünün önde gelen isimlerinden biri olan Şeyh Said, dini ilimlerde derinleşmiş bir alimdi. 1925 yılında bölgedeki İslami değerlerin ve geleneksel yapının korunması amacıyla başlatılan hareketin liderliğini yürüttü. Hem dini bir kanaat önderi hem de toplumsal bir figür olarak dönemin siyasi atmosferinde derin izler bırakmıştır.
"Değersiz dallarda beni asmanıza pervam yoktur. Muhakkak ki mücadelem Allah ve dini içindir."
... Devamını Oku
1858 yılında Libya'da (Defne bölgesi) doğdu. Eğitimini Senusi hareketi medreselerinde tamamladı ve bir İslam alimi olarak yetişti. 1911 yılında İtalya'nın Libya'yı işgal etmesiyle birlikte, elinde Kur'an-ı Kerim ve tüfeğiyle direnişi başlattı. 20 yıl boyunca İtalyan ordusuna karşı dâhice bir gerilla savaşı yürüttü. İlerlemiş yaşına rağmen at üstünde cepheden cepheye koşması ve sarsılmaz imanıyla direnişi ayakta tuttu.
"Biz asla teslim olmayız. Ya kazanırız ya ölürüz. Bizden sonraki nesillerle de savaşacaksınız; bizden sonra gelenler de ondan sonrakiler de... Benim ömrüm, beni asan celladın ömründen daha uzun olacaktır."
... Devamını Oku
1925 yılında ABD’nin Nebraska eyaletinde doğdu. Zorlu bir çocukluk ve gençlik döneminden sonra cezaevinde "Nation of Islam" (İslam Milleti) hareketiyle tanıştı ve Müslüman oldu. Hareketin en etkili hatibi ve yüzü haline geldi. Ancak 1964 yılında çıktığı Hac yolculuğu, onun ırkçı yaklaşımları tamamen terk edip gerçek İslam'ın kardeşlik mesajını benimsemesini sağladı. Dönüşünde "Müslüman Camiası" ve "Afro-Amerikan Birliği Örgütü"nü kurarak ırkçılığa ve adaletsizliğe karşı küresel çapta bir mücadele başlattı.
1969 yılında Suudi Arabistan’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 18 yaşında Afganistan’a giderek Sovyetlere karşı savaştı. Daha sonra Tacikistan ve son olarak 1995 yılında Çeçenistan’a geçti. Şamil Basayev ile birlikte kurdukları "Uluslararası İslam Barış Gücü" ile Rus ordusuna karşı tarihe geçen baskınlar ve gerilla operasyonları yönetti. Askeri dehası, taktiksel zekası ve sarsılmaz cesaretiyle dünya çapında tanınan bir saha komutanı oldu.
"Cennetin bedelini bilenler için bu dünyadaki zorluklar kolaylaşır."
... Devamını Oku
1944 yılında Çeçenistan’da doğdu. Sovyetler Birliği tarihinde general rütbesine yükselen ilk Çeçen subaydır. 1991 yılında Çeçenistan’ın bağımsızlığını ilan ederek Çeçen İçkerya Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Birinci Çeçen-Rus Savaşı’nda Rus ordusuna karşı yürütülen destansı direnişin başkomutanıdır. Askeri dehası ve sarsılmaz karakteriyle Kafkasya’nın özgürlük ateşini yeniden yakmıştır.
"Üzerimdeki üniformam kefenim, şehadet rütbemdir. Biz teslim olmayı, ancak namazda rükuda ve secdede öğrendik."
... Devamını Oku
1906 yılında Mısır’ın Mahmudiye kentinde doğdu. Modern İslam dünyasının en etkili hareketlerinden biri olan İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) teşkilatının kurucusudur. Genç yaşlardan itibaren İslami ilimler ve toplumsal ıslah üzerine çalıştı. Mısır’da İngiliz işgaline karşı fikri ve siyasi bir direniş başlatırken, eğitim ve sosyal yardımlaşma ağlarıyla halkı bilinçlendirmeyi hedefledi. Fikirleri bugün hala İslam dünyasında derin izler taşımaktadır.
"Allah en büyük gayemiz, Resul önderimiz, Kur’an anayasamız, cihad yolumuz, Allah yolunda şehit olmak en yüce arzumuzdur."
... Devamını Oku
Gazze direnişinin sembol isimlerinden biridir. İşgal altında büyüyen bir genç olarak hayatını Filistin davasına adadı ve zorlu şartlar altında mücadelesini sürdürdü. İnancı, cesareti ve kararlılığıyla özellikle Gazze’deki gençler için bir örnek hâline geldi. İsrail güçleri tarafından 24 Kasım 1993’te şehit edilmesi, Filistin halkının hafızasında derin bir iz bıraktı. Onu sevenler için İmad Akil, teslim olmayan bir iradenin, fedakârlığın ve onurun adı olarak anılmaktadır. Bugün hâlâ adı, direniş ve sabırla birlikte hatırlanır.
"Şehit olup Cennet'e girinceye kadar Filistin'de kalacağım. Bu bir cihattır; neticesi ya zafer ya da şehadettir"
... Devamını Oku
Yahya Abdullatif Ayyaş, 22 Şubat 1966’da Batı Şeria’nın Rafat kasabasında doğdu. Küçük yaşta Kur’an-ı Kerim’i hıfzetti; Birzeit Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden 1991’de mezun oldu. 1990’lı yıllarda Filistin direnişi içinde yer aldı ve HAMAS’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarıyla anıldı. İsrail’e karşı düzenlenen bazı saldırıların planlanmasında rol aldı İsrail tarafından uzun süre aranan bir isim hâline geldi. İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet, Ayyaş’ı yakalamak için yıllarca kapsamlı takip ve operasyonlar yürüttü. 5 Ocak 1996’da Gazze’de gerçekleştirilen bir istihbarat operasyonu sonucunda şehit oldu Allah rahmet eylesin
"Siyonistler karşısında savaşımız yahudilerin tümü Filistin topraklarından çıkarılıncaya kadar devam edecek"
... Devamını Oku
Abdülaziz Rantisi, 23 Ekim 1947’de Filistin’in Yibna kasabasında doğdu. Ailesi 1948’de Gazze’ye göç etmek zorunda kaldı. Tıp eğitimi aldı ve çocuk doktoru olarak görev yaptı. İslami kimliği ve direniş çizgisiyle tanındı. 1987’de kurulan HAMAS’ın kurucu liderlerinden biri oldu. Uzun yıllar İsrail hapishanelerinde kaldı, sürgün ve baskılara maruz bırakıldı. Şeyh Ahmed Yasin’in şehadetinden sonra HAMAS’ın Gazze’deki siyasi liderliğini üstlendi. Abdülaziz Rantisi, 17 Nisan 2004’te Gazze’de şeyh ahmed yasinin vefatından 25 gün sonra İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısıyla şehit edildi Allah rahmet eylesin
"Ölmekten mi korkuyorsun ? Aynı şey öldürülmekle yahut kanserle ölüm. Hepimiz hayatımızın son gününü bekliyoruz , hiçbir şey değişmeyecek Apache ile olsun ya da kalp krizinden. Ben apacheyi tercih ederim "
... Devamını Oku
Şeyh Ahmed Yasin, 1937 yılında Filistin’in Askalan bölgesine bağlı el-Cevra köyünde doğdu. 1948’de ailesiyle birlikte Gazze’ye göç etti. 1952 yılında geçirdiği bir kaza sonucu boynu kırıldı ve hayatının geri kalanını felçli olarak sürdürdü. Gazze’de dini ilimler eğitimi aldı, bir süre El-Ezher çevresiyle temas kurdu ve öğretmenlik yaptı. 1960’lı yıllardan itibaren Filistin halkını işgale karşı bilinçlendirme faaliyetlerinde bulundu. Gazze’de kurduğu İslam Merkezi ile geniş bir etki alanı oluşturdu. 1987 yılında Abdulaziz Rantisi ve arkadaşlarıyla birlikte Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS)’ın kurucuları arasında yer aldı ve hareketin manevi lideri olarak kabul edildi. Bu süreçte defalarca tutuklandı ve uzun yıllar hapis yattı. Tekerlekli sandalyeye bağlı, ağır sağlık sorunları olan bir alim olmasına rağmen, Filistin direnişinin sembol isimlerinden biri haline geldi. 22 Mart 2004’te Gazze’de sabah namazı çıkışında düzenlenen hava saldırısıyla şehit edildi. Allah rahmet eylesin
Yahya İbrahim Hasan el-Sinvar (Ebu İbrahim), 19 Ekim 1962’de Gazze’deki Han Yunus Mülteci Kampı’nda doğdu. Ailesi 1948’de Askalan’ın Mecdel kentinden sürgün edildi. Gazze İslam Üniversitesi’nde Arap Dili eğitimi aldı ve öğrenci yıllarında İslami Blok içinde aktif rol üstlendi. 1980’li yıllardan itibaren direniş faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı. 1988’de dört kez müebbet hapse mahkûm edildi ve 23 yılını işgal zindanlarında geçirdi. Bu süreçte esirler arasında liderlik yaptı, açlık grevlerine öncülük etti ve siyasi-güvenlik alanlarında çeşitli eserler kaleme aldı. 2011’de Vefa el-Ahrar (Şalit) anlaşması kapsamında serbest bırakıldı. Ardından HAMAS’ın Gazze’deki siyasi yapılanmasında üst düzey görevler üstlendi; güvenlik ve askeri dosyalardan sorumlu oldu. 2017’de HAMAS’ın Gazze Şeridi Siyasi Büro Başkanı seçildi; 2024’te Siyasi Büro Başkanlığına getirildi. Hayatını direniş ve mücadeleyle geçiren Yahya Sinvar, 16 Ekim 2024’te cephede şehit oldu. Filistin davasında kararlılık ve direnişin sembol isimlerinden biri olarak anılmaktadır. Allah rahmet eylesin
"Allah'a yemin ederim, izzet ve şerefle geçen bir dakikalık hayat, işgal askerlerinin postallarının altındaki bin senelik hayattan daha iyidir..."
... Devamını Oku
Kafkasya cihadının unutulmaz komutanlarından biri de Şamil Basayev'di. Basayev, 1965'te Çeçenistan'ın Vedeno Bölgesi'nde doğdu. 1987 yılında Moskova'da mühendislik eğitimine başladı. 1994 yılı aralık ayında Rusların Çeçenistan'ı işgal etmesiyle Çeçen komutanların en önemlilerinden biri haline geldi. Rus güçlerin sivillere karşı giriştikleri katliamların en üst seviyelere ulaştığı Haziran 1995'de, yaşananları dünya kamuoyuna duyurabilmek için 150 savaşçının Budennovsk kentine düzenlediği eylemi yönetti. 10 Temmuz 2006 tarihinde, İnguşetya’nın Ekazevo köyünde, bulunduğu askeri konvoydaki bir patlayıcının infilak etmesi sonucu şehid oldu.
1963 yılında Gazze Şeridi'ndeki El-Şati mülteci kampında doğdu. Hamas'ın siyasi büro başkanlığını yürüten Haniye, Filistin davasının ve direnişinin en sembol isimlerinden biriydi. 2006 yılında Filistin Başbakanı olarak görev yaptı. Hayatı boyunca Gazze üzerindeki ablukanın kaldırılması ve Filistin'in özgürlüğü için diplomatik ve siyasi sahada büyük mücadeleler verdi.
"Canımız, kanımız, ailemiz, çocuklarımız ve evlerimiz; Kudüs ve Filistin yolunda feda olsun."
... Devamını Oku